|
-- Geleceğin Meslekleri --
Günümüzde iyi bir meslek sahibi olmak eskisine
oranla daha önemli hale gelmiştir. Her geçen gün farklı iş alanları
insanlığın hizmetine girerken, bu arada kimi meslekler de eski önemini
yitirmeye başlamıştır. BİYOTEKNOLOJİ; Daha
iyi beslenme, daha sağlıklı çevre, daha iyi sağlık hizmetleri, daha üstün
yaşam koşulları yönündeki taleplerin doğurmakta olduğu sosyal ve ekonomik
baskılar bu taleplerin yerine getirilmesinde en etkin araç olan
biyoteknolojinin her zamankinden daha fazla önem kazanmasına ve bu alandaki
çalışmalara daha fazla kaynak ayrılmasına neden olmuştur. Biyoteknolojinin
en başta gelen özelliği; tamamen yeni ürünler yaratabilmesi, rekabet olmayan
veya rekabetin hiç sorun olmadığı tamamen yeni pazarlar oluşturabilmesidir.
Biyoteknoloji ürünlerinin insanların genelde harcama yapmaktan
çekinmeyecekleri giderlere yönelik olması bu alanın ticari önemini de
oldukça artırmaktadır.Türkiye'nin biyoteknoloji konusunda ihtiyaç duyduğu
öncelikli araştırma ve uygulama alanları;
GENETİK ; Genetiğin geleceğin
meslekleri arasında ilk sırayı alacağı herkesin ortak görüşü. Uzmanlar
insanın gen haritasının çıkarılmasının ekonomide, 1970'lerin bilgisayar
teknolojisinin yarattığı devrime benzer bir sonuç doğuracağı ve gelecek
yılların genomik (genetik ekonomisi) çağı olacağı görüşünde birleşiyor.
Bilim adamlarının bir yer kurdunun DNA haritasını çıkarmaları ve genetik
yapısının sırrını çözmeyi başarmalarının ardından 'süper bebek'
'Einstein bebek' yetiştirmenin imkan dahiline girdiği ifade ediliyor.
Geleceğin meslek leri arasında ilk sırayı alan Genetik alanında
çalışacak olanların matematik, fizik, kimya, biyoloji gibi temel bilim
dallarında kusursuz bir eğitim almış olmanın yanı sıra sistemli ve
disiplinli çalışmayı seven, vaktinin büyük bölümünü laboratuvarlarda
geçir-mekten sıkılmayan kişilik özelliklerine sahip olmaları büyük önem
taşıyor. Düzgün karakterli, kişilik sahibi, ihtiraslı olmayan insanların
bu alana ilgi duymasının önemli olduğu belirtilirken, kötü niyetli
olanların genetikle uğraşmasının insanlığın başına dert açacağının altı
çiziliyor.
BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ;
Bilgi toplumunun simgesi haline gelen bilgisayarlar, artık hayatımızın
her alanına yön verir hale gelmişlerdir. Evden ofise, eğitimden
eğlenceye, üretimden satış ve pazarlamaya kadar her alanda bilgisayar
kullanımının artması, bu alanda tam donanımlı, teknoloji kültürü yüksek
iyi yetişmiş insan kaynağına olan ihtiyacı da oldukça artırmıştır.
Bilgisayar Mühendisleri, enformatik teknolojilerinin temelleri, internet
mühendisliği teknolojisi, veri tabanları yapısı, analizi ve enformasyon
yönetim sistemleri konusunda eğitilmiş insanlardır. Bu alanda faaliyet
göstermek isteyen kişilerin araştırma, planlama yeteneğine, üstün
sayısal düşünme gücüne sahip olmaları gerekiyor.
ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ; Endüstri
Mühendisliği, ürün ve hizmetlerin tasarımı, üretim ve dağıtımı için
gerekli olan insan, bilgi, araç, malzeme gibi kaynakları en verimli
biçimde kullanan, sistemleri tasarlayan ve uygulayan mühendislik bilim
dalıdır. Endüstri Mühendisliği; tüketim maddeleri imalatı, enerji
dönüşümü, tarım, sağlık hizmetleri, iletişim ve ulaşım gibi farklı
alanlarda düşük maliyetli sistemler ile insanlar arasındaki bütünleşmeyi
hedef alır. Kuruluşların verimliğini ve rekabet gücünü artırır. Endüstri
Mühendisi olmak isteyen gençler, analitik düşünebilen, yaratıcı, öngörü
sahibi, mekanik planlama yeteneği gelişmiş, insanlarla iyi ilişkiler
kurabilen, düşüncelerini kolay ve etkili anlatabilen kişiler olması
gerekmektedir.
ELEKTRONİK MÜHENDİSLİĞİ;
Elektromanyetik kuramları; uydu anten tasarımı; temel elektrik devre
çözümleme yöntemleri, elektrik üretme, iletme ve dağıtma ile ilgili
sistemlerin projelerinin yapılması, geliştirilmesi, kullanılması ve
denetimi ile her türlü elektronik alet ve iletişim sistemlerinin
planlanması yapım ve işletimine yönelik geniş bir yelpaze içinde görev
yapma imkanı bulan Elektronik Mühendislerine olan ihtiyaç bundan sonra
da devam edecektir. Teknolojinin hızlı gelişimi, bu mühendislik dalının
önemini her geçen gün daha da artırmaktadır. Elektronik alanında
çalışmak isteyen gençlerin fen bilimleri ve matematik alanında iyi bir
düzeye sahip olmaları, akademik ve zihinsel yeteneklerinin gelişmiş
olması, dikkatli, merak duygusu yüksek, sabırlı ve yaratıcı olmaları
gerekmektedir.
GIDA MÜHENDİSLİĞİ ; Doğal besin
kaynaklarının her geçen gün azalması insanları yeni arayışlara sevk
etmiş ve gıda bu yüzden geleceğin stratejik ürünlerinden biri haline
gelmiştir. Nüfusu hızla artan dünyamızda sağlıklı beslenme önemli bir
problem olarak insanlığın gündemine oturduğu için Gıda ve Gıda
Mühendisliğine de doğal olarak geleceğin mesleği olarak bakılıyor. Gıda
Mühendisleri besinlerin toplanmasından tüketilmesine kadar geçen süre
içinde nitelik ve nicelik açısından değerlerini kaybetmeyecek şekilde
işlenmesi, korunması, taşınması ve yeni gıdaların üretilmesi ve
geliştirilmesi, atık gıdalardan yeni gıdalar elde edilmesi konularında
araştırma ve eğitim yapıyorlar.Bu alanda çalışmayı isteyenlerin
araştırma yapmayı seven, sistemli ve disiplinli çalışma konusunda
istekli olan, özellikle biyoloji, fizik, kimya, matematik gibi alanlarda
başarılı olması gerekiyor.
UZAY VE HAVACILIK; Geçtiğimiz yüzyılın 2. yarısından itibaren büyük bir ivme kazanan uzay çalışmaları yeni yüzyılda daha da önem kazanacaktır. Hatta o kadar ki, dünyayı dışarıdan seyretmek veya ayda bir fincan kahve içmek için uzay seferlerinin düzenlenmesi yakındır. Geçtiğimiz yüzyılın son çeyreğinden itibaren insanlığın gündemine giren uzay çalışmalarından geri dönüş olması söz konusu değildir. Havacılık sanayii ise teknolojiye olduğu kadar bilime de dayalı bir sanayidir. Bu nedenle bilimteknoloji yelpazesinin hemen her disiplini havacılık sanayiine girmiştir. Bu alanda matematiğin en karmaşık kuramlarından en ileri işletme yöntemlerine kadar çok geniş bir disiplinler yelpazesinden yararlanılmaktadır. Uçak veya roket tasarımı ve geliştirme, ancak çok iyi yetişmiş ve deneyimli personel ile sağlanabilir. Havada seyreden her çeşit aracın tasarlanması, inşa edilmesi, uzaya gönderilmesi ve uzay araştırmalarının yürütülmesinden sorumlu olan kişilerin görev aldığı uzay ve havacılık sektöründe çalışacak olan kişilerin normalin üstünde bir akademik yetenek, fizik, kimya, matematik gibi konularda iyi eğitimli, astronomiye oldukça meraklı, dikkatli, sabırlı ve yaratıcı, aynı zamanda grup çalışmalarına yatkın ve uyumlu olmaları gerekmektedir.
ENERJİ MÜHENDİSLİĞİ;
Dünyada yaklaşık yüzyıl daha insanlığın ihtiyacını karşılayacak
petrol rezervi bulunuyor. Fakat petrol kaynakları sınırsız değil.
Bir gün bitecek bunu herkes biliyor. Bilim adamları alternatif
enerji kaynakları konusunda yoğun bir çaba içinde. Gelişmiş ülkeler
bu alandaki araştırmalar için büyük kaynak ayırmış durumdalar.
Alternatif enerji kaynaklarına sahip olmayan ülkelerin bu
ihtiyaçlarını karşılamak üzere diğer ülkelere yapacakları ödemenin
bedeli ağır olabilir. Önümüzdeki yıllarda bir kısım yeni
teknolojiler enerji üretim ve kullanımında çok farklı sistemlere
gerek duyacaktır. Bu teknolojilerden bazıları mevcut enerji
sistemlerine kolayca adapte edilebilir mahiyettedir, bazılarının
uygulanabilmesi için az veya kapsamlı altyapı değişikliklerine
ihtiyaç olacaktır. Alternatif enerji kaynakları konusunda sürekli
bir arayış içinde bulunan bilim dünyasına adım atmak isteyen genç
enerji mühendisi adaylarında olması gereken en önemli özellik
sistemli çalışma alışkanlığına sahip olmalarıdır. Bunun dışında
analitik düşünme gücüne sahip olmaları, yaratıcı olmaları, fizik
konularına normalin üstünde ilgi duymaları ve akademik yeteneğe
sahip olmaları gerekmektedir.
![]()
ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ; Gelişmiş
ülkelerde büyük önem verilen, gelişmekte olan ülkelerde de gittikçe önem
kazanan konuların başında çevre konusundaki duyarlılık büyük yer
tutmaktadır. Kentleşme, nüfus artışı v.b. birçok nedenden dolayı çevre
kirliliği gün geçtikçe artmaktadır. Çevrenin ekolojik dengeye uygun
biçimde korunmasında çevreye duyarlı teknolojilerin büyük payı
bulunmaktadır.Çevreye duyarlı teknolojiler; çevreyi koruyan, daha az
kirleten, tüm kaynakları daha sürdürülebilir şekilde kullanan, atık ve
artıkları daha yüksek oranlarda yeniden dönüştürebilen ve atıkları daha
kabul edilebilir şekilde bertaraf eden teknolojilerdir. Bu teknolojileri
geliştirmek ve kullanmak için çevre mühendislerine ihtiyaç vardır. Çevre
mühendisi olmak için doğayı sevmek başta gelen özelliklerdendir. Çevre
sorunlarına duyarlı, akademik yeteneğe sahip, fen derslerinin yanı sıra
ekonomi, sosyoloji gibi sosyal alanlara da ilgi duyan insanlar çevre
mühendisliği alanında daha başarılı görev yürütme imkanı bulurlar.
SİSTEM MÜHENDİSLİĞİ;
Sistem
mühendisliği zaman ve maliyet bağlamında mevcut sistemlerin üretimi,
dizaynı ve geliştirilmesi ile ilgilidir. Sistem mühendisleri araç ve
teorilerin birbiri ile uyumunun sağlanması, en iyi metodolojinin
uygulanması, üretim safhasındaki yönetim yapılanmasının oluşturulması ve
gerek geniş gerekse dar alanda karşılaşılabilecek problemlerin
halledilmesi ile ilgilenirler. Sistem mühendisi olmak isteyen kişiler,
analitik düşünebilen, yaratıcı, öngörü sahibi, mekanik planlama yeteneği
gelişmiş, insanlarla iyi ilişkiler kurabilen, düşüncelerini kolay ve
etkili anlatabilen kişiler olması gerekmektedir.
MİMARLIK; Gelişmiş ülkelerde gözde olan mesleklerin başında mimarlık önemli bir yer tutmaktadır. Rekabetin en yoğun yaşandığı alanların başında gelen mimarlık, özellikle bilgisayar ve enformatik teknolojilerinin getirdiği kolaylıkların ardından müşteri isteklerine en iyi kalitede ve en hızlı biçimde cevap verebilme adına dünyada olduğu gibi ülkemizde de büyük önem kazanmaya başlamıştır. Sosyo-ekonomik olarak kalkınan ülkelerde hemen her alanda estetiğe olan yöneliş yapı sektöründe de mimarlara olan talebi artırmıştır. Ülkemizin özellikle son yıllarda büyük sıklıkla yaşadığı deprem felaketi mimarlık mesleği ile mühendislik çalışmalarının daha entegre çalışmasına olan gereksinimi de artırmış ve bu yöndeki çalışmalar daha belirgin hale gelmiştir.
İÇ MİMARLIK VE ÇEVRE TASARIMI;
İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Uzmanı, mekan organizasyonuna yeni ve
ekonomik çözümler getirmek amaçlayan bir meslek alanıdır. İç Mimar ve Çevre
Tasarımı Uzmanları, insan-ekipman-mekan sorunlarını temel verilerle
destekleyerek kritik düşünce araçlarını da kullanarak, günümüz ve gelecek
kaygısı ile insanlar için yaşanabilecek yeni ortamlar araştırırlar.
Çalışmalar sırasında odak noktalarından en önemlisi malzeme teknolojisidir.
Nitekim bilgisayar ve web tasarım teknolojisi iç mimarlık eğitiminin
değişmez bir parçası olmuştur. Bilgisayar destekli sanal gerçek
teknolojisinin mekanların son halini bizlere önceden gösterebilmesi bu alana
olan ilgiyi artırmış ve talebi etkileyen önemli bir etken haline gelmiştir.
HUKUK; Geçtiğimiz yüzyılda olduğu gibi yeni yüzyılda da öne çıkması beklenen kavramların başında hukuk yine önemli bir yer tutmaktadır. Çağdaş devletin en önemli özelliği, bütünü ile işleyişinde, ilişkilerin ve faaliyetlerin her alanında, tamamen hukuk kuralları ile çerçevelenmiş olmasıdır. Kısaca, yaygın kullanılan ifade şekliyle,"hukukun üstünlüğü" anlayışına uygun bir devlet olmasıdır. İnsan Hak ve Hürriyetlerinin geçtiğimiz yüzyılın yükselen en önemli değerlerinden biri haline gelmesi, yapılan işlerde ve uygulamalarda hukuk anlayışının ön plana çıkması ve bireylerin, kurumların hatta devletlerin uğradıklarını düşündükleri bir takım haksızlıklar karşısında haklarını arayabilecekleri uluslararası platformların oluşması (AİHM, Lahey Adalet Divanı vb.) hukuk kavramını gündemden düşmeyen önemli bir olgu haline getirmiştir. Hukukçular avukat, savcı, yargıçlık başta olmak üzere çeşitli şekillerde görev yaptıkları gibi, kişi ve kuruluşlara hukuk danışmanlığı yapabilmekte, hukuk alanında kariyer yapabilmektedirler. Hukuksal sorunlarda ve yasal konularda yorum yapmak, gerçek ve tüzel kişiler arasında olan anlaşmazlıkları gidermek, adli işleri takip etmek gibi hukukun birçok alanıyla ilgili görevleri olan hukukçularda aranan özelliklerin başında adalet duygusunun gelişmiş olması önemli yer tutmaktadır. Bunun yanında felsefe, mantık, sosyoloji gibi alanlara ilgili ve iyi seviyede bir genel kültüre sahip olmaları da önemlidir. ![]()
ŞEHİR PLANLAMASI; Şehir planlama,
ulusal kalkınma ve yerleşim planı çerçevesinde var olan mekanların
bireysel istekler göz önünde bulundurularak düzenlenmesi olarak
tanımlanabilir. Şehir ve Bölge Planlama Programı da kişi ve toplum
yararını gözeterek, fiziki mekanların yasal, ekonomik ve teknik bakımdan
en iyi şekilde değerlendirecek, insan-çevre ilişkisini kontrol
edebilecek, şehirlere sosyal ve kültürel ihtiyaçların uyumunu bozmadan
şekil verebilecek nitelikte kent plancıları yetiştirmeyi amaçlamaktadır.
Türkiye'nin şehirleşme anlayışına bakıldığında, bu alanlarda yetişmiş
elemanlara duyulan ihtiyaç ortadadır. Şehir ve Kent Planlayıcısı olarak
görev almak isteyen kişiler üstün bir akademik yeteneğin yanı sıra,
çizime yatkın olmaları, analitik düşünebilmeleri, planlama yeteneği
gelişmiş kişiler olması gerekmektedir.
AB İLE İLİŞKİLER; Günümüzde olduğu
gibi bundan sonraki süreçte de Türkiye'nin 21. yüzyılda dış ilişkilerine
damgasını vuracak gelişmelerden başlıcasını Avrupa ile ilişkiler
oluşturmaktadır. Türkiye AB'ne girsin veya girmesin sırf coğrafi
nedenlerle bile olsa Avrupa ile komşudur ve bu kıtadaki gelişmelere
karşı kayıtsız kalması mümkün değildir. Türkiye Avrupa ilişkilerinin
siyasi ve ekonomik boyutu hakkında yakından ilgili insanlar bu gün
olduğu gibi yarın da aranan kişiler olacaklardır.
![]()
devam edecek...
Kaynak: Geleceğin Meslekleri- Doç. Dr. Osman ÖZSOY Antalya Koleji |